HHaber

Tam evimiz satılırken babam Toto da 13 tutturdu…

Çocukluğumda eski evimizde otururmaktayken, birden bire tokanamızın (mutfak) yanına bir inşaat başladı.
Bu ev bize yapılıyormuş. Babaannemden kalan arsada amcamın evinden kendi hissemize düşen yere geçiyorduk artık.

Yeni yapılan tuğlalı 2 oda ve eski tokana bizim hissemizdi. Ev yarım yamalak olunca eşyamızı 10 adım ileriye taşıdık. Yüklük, sedir filan fena değildi ama ben tokanayı daha çok seviyordum, çünkü duvarları bildiğimiz kara taştı. Bizim evin dışı turuncu renkte duruyordu. Tuğlanın üstüne sıva yapılmamıştı henüz.

Babam her zaman spor toto oynamayı çok severdi. Her hafta o kupon alınır ve babama getirilirdi. Çeşitli yöntemler dener ve; “Bir gün seni tutturacağım toto, yokluğun belini kıracağım. Saray gibi evler alacağım. Bu evin dışını da sıvattıracağım” derdi.
Ev yapılırken arkadaşlarından borç para almış ama hala tamamlayamamıştı evi.

Babam kalp ve sirozdan ötürü malulen emekli olmuştu. Hastalığın etkisi ve borç yükünün ağırlığıyla da babam çok huysuzlanmış ve evin sıvasını da dert eder olmuştu. Bir an önce bu durumdan kurtulmaktı isteği.

Annem de halı dokuyarak eve katkı sağlıyordu. Birgün okuldan geldim ki annem bir elinde halı makası, öteki elinde halı tarağı ola ola adamın birine yalvarıyor:
“Gardaşım, bizim evimiz satlık değil, efendim hastalığın zoruyla bunaldığından satlık yazmıştır. Sen bi daha buraya gelme” diyordu.

Meğer babam “BU EV SATLIK” yazmış ve sabah Camlı Köşk’e mesaiye(Kayseri’nin en meşhur kahvesiydi camlı köşk) giderken hamurla duvara yapıştırmış.

Adamın biri gelip de evi görmek isteyinceye kadar da annemin de bu durumdan haberi olmamıştı. Kağıdı görse ne olacak ki, annemin okuması yazması bile yoktu.

Sabahcı idim okulda, ertesi gün okuldan eve geldiğimde aynı adamı babamla beraber… DEVAMI İÇİN DİĞER SAYFAYA GEÇİNİZ…